Diş Hekimi Sertaç Kızılkaya diş taşı temizliği fiyatlarını açıkladı

Koruyucu Hekimlik

Biberon veya anne sütü alan çocukların beslenme süresi kısa tutulmalı (gece boyunca ağızda kalmamalı) ve biberon kullanılıyorsa arkasından mutlaka su verilmesi ve dişlerin sabah ve akşam temiz ve ıslak bir tülbent ile silinmesi gerekmektedir. Emzik ve biberon kullanımının daimi dişler sürene kadar devam etmesi ayrıca çenelerde kalıcı ortodontik anomalilere de yol açar. Daha büyük çocuklarda çürük önleyici etkileri araştırmalarla kanıtlanm

En iyi diş

ış peynir, yer fıstığı, rafine edilmemiş hububat (kepekli un) gibi yiyecekler, tükürük akışına uyarak fizyolojik temizliği sağlayacak elma, havuç gibi gıdaların tüketilmesi teşvik edilmelidir. Çocukların her beslenme sonrası dişlerini fırçalaması teorik olarak ideal olsa da günlük hayat akımda bunu yapmak zor olabilir.

Bu nedenle öğün aralarında tüketilen karbonhidratlı veya şekerli gıdalardan sonra ağzın çalkalanması ya da su içilmesi alışkanlığının da çocuğa verilmesi gerekir. Son yıllarda güncelliği artan şeker alternatifi tatlandırıcılar diş çürüğünün ana nedeninin şekerli gıdalar olduğunun anlaşılmasından beri pek çok ürüne ilave edilmektedir. Bu maddelerden diş çürüğü ile ilişkisi en fazla kanıtlanmış olanlar sorbitol, mannitol ve xylitol’dür. Sorbitol ve mannitol tüketildiğinde çürük oluşturmaz ancak aktif olarak diş çürüğünü önleyici etkileri yoktur. Xylitol ise araştırmalarda en çok adından söz ettiren tatlandırıcıdır. Diğerlerinden farklı olarak ağızda hiç fermente olmaz ve non asidojeniktir.

Koruyucu ve önleyici ortodontik tedaviler:

Çocuk hasta tedavisi yapan dişhekimleri, tek tek dişlerin tedavisinden çok, o çocuğun tüm ağız ve diş sağlığının korunmasını sağlayacak bir yaklaşım içinde olmalıdırlar. Bebeklik döneminden başlayarak koruyucu yöntemlerin uygulanması ve erken dönemde dişlere ve çenelere yönelik olarak yapılacak tedavilerle daimi dişlenme dönemine sağlıklı olarak geçişin sağlanması bu yaklaşımın hedefidir. Bilindiği üzere dental kökenli ortodontik anomalilerin en önemli nedeni erken süt dişi kayıplarıdır. Diş çürüğü görülen süt dişlerinin çekimi yerine tedavi edilmelerinin gerekliği düşüncesi bu düşüncenin nedenlerinin hatırlanması ile daha anlam kazanacaktır.

1)            Fonksiyon: Büyüme ve geliş-menin en aktif olduğu dönemde, çiğneme fonksiyonunun çürük dişler nedeniyle aksadığı veya diş çekimleri nedeniyle hiç yapılamadığı durumda büyüme ve gelişmenin olumsuz yönde etkilenmesi kaçınılmazdır.

2)            Konuşma: Erken yaşlarda çürük ya da travmalar nedeniyle süt anterior dişlerinden bir ya da bir-kaçını kaybeden bir çocuğun konuşması, özellikle bazı sesleri çıkarması etkilenecek ve budur ileri yaşlara bir alışkanlık olarak aktarılabilecektir.

3)            Estetik: Estetiğin sadece erişkinler için önemli olduğunu düşünmek hatalıdır. On dişlerindeki aşırı çürükler ya da kayıplar çocuklarda büyük psikolojik problemlere neden olabilmektedir.

4)            Yer korunma: Süt dişlerinin en önemli fonksiyonlarından birisi de yerlerini alacak daimi dişler için gerekli olan yerin onların sürmeye hazır olacakları dönemlere kadar korunmasıdır.

Süt ikinci büyük azı dişler arası uzunluk olan süt dişi ark boyutunun korunması, ileride daimi dişlerin sorunsuz bir şekilde yerleşebilmesi için zorunludur.

Bu mesafede kısalma genellikle iki ana nedenle olmaktadır;

1)            Ara yüz çürükleri

2)            Erken süt dişi çekimleri

Bu iki esas nedenin yanı sıra ektopik diş sürmeleri, ara yüz çürüklerinde kontakt oluşturmadan yapılan hatalı restorasyonlar da yer kayıplarına neden olabilmektedir. Genellikle gözardı edilen diğer bir husus da süt dişi kayıplarının neden olduğu vertikal boyut azalmalarıdır.

Süt azı dişlerinden bir ya da birkaçını erken dönemde kaybeden çocuklarda hem karşıt dişlerde uzamalar hem de çeşitli düzeylerde örtülü kapanışlar gözlenmektedir. Bu durumun etkileri daimi dişlenme dönemine de yansıyacaktır. Yukarıda saydığımız nedenlerden dolayı süt dişlerinin erken kayıplarında çekim boşluğu korumak ve kaybedilen fonksiyonları tekrar kazandırmak amacıyla yapılan apereylere yer tutucu adı verilir. Yer tutucular şu durumlarda yapılmalıdır:

1)            Süt ikinci büyük azının erken kaybında ark boyutunu korumak ve karşıt dişin uzamasını engellemek amacıyla,

2)            Süt birinci büyük azı kaybında daimi 1. büyük azı ve kesiciler sürmemiş ise,

3)            Restore edilemeyecek kadar harap olmuş ve ark uzunluğunu tehdit eden dişler çekilecekse,

4)            Çekilen dişlerin altında daimi diş germi yok ise protetik olarak daimi restorasyonu yapılana kadar yer tutucu ile çekim boşluğunu korumak için,

5)            Travma nedeniyle kaybedilen ya da daimi diş germinin eksik olduğu durumda protetik tedavi yapılana kadar yer tutucu endikedir.

Bir süt dişi çekimi her zaman yer kaybı ile sonuçlanmaz. Bazı olgularda çekimi takiben yer tutucu uygulanmamış olmasına rağmen, karma dişlenme dönemi sonrasında sağlıklı diziliş gösteren bir okluzyon elde edilebilir. Bunun için alınacak bir radyografi ile dişin üstündeki kemik bariyeri belirlenmeli ve sürmekte olan komşu dişlerin yer kapanmasına neden olacak bir kuvvet uygulayacağı düşünülerek bu dişler de klinik olarak mutlaka değerlendirilmelidir.

Yer tutucular kayıp dişlerin sayısı ve hasta kooperasyonu gibi durumlar göz önüne alınarak sabit ya da hareketli olarak uygulanabilmektedir. İstenmeyen diş hareketlerine neden olmamak için planlamasının ve hasta kontrollerinin dikkatli yapılması gereklidir. Süt ve karma dişlenme döneminde mevcut ark boyutunun çok ekonomik bir şekilde kullanılması önemlidir. Bu ark boyutunda ara yüz çürükleri veya erken süt dişi çekimleri ile oluşabilecek kayıplar çocuklarda gelişen malokluzyonların en büyük nedenlerinden biridir. Ortodontik tedavilerin gerek pahalı tedaviler olması, gerekse ülkemizdeki ortodontist sayısının yetersiz olması gibi sebepler koruyucu önlemlere daha çok yer verilmesinin kaçınılmazlığını ortaya koymaktadır.

 

 

Bir yanıt yazın