Neden Herkeste Diş Eti Hastalığı Olmuyor?

Genel sağlığımızda olduğu gibi diş ve diş etlerimiz içinde hastalık ortaya çıktığında onların kıymetini daha iyi anlıyoruz. Diş eti hastalığında görülen kanama, diş eti kanaması, diş eti çekilmesi, kızarıklık, diş eti sızlaması ve bunlara bağlı ağız kokusu önemli problemlerdir.

Bu sorunlar büyüdükçe bizi canımızdan bezdiren hastalıklardan birisi haline gelir. Diş eti hastalığı, diş eti çekilmesi, kızarıklık, kanama, ağız kokusu, diş eti sızlaması gibi sorunlar ile rahatsızlık verdikten sonra bununla kalmayıp diş sallanması ve diş kaybına neden oluyor. Diş temizliği ile ilgili olmasına rağmen dişlerini düzenli fırçalamayan bazı kişilerde diş eti hastalığı olmadığına da şahit oluyoruz değil mi?

Evet bu doğru. Şöyle ki dişlerini hiç fırçalamayan bazı insanlarda diş eti hastalığı oluşmadığını görebilmekteyiz.  Her insanda hastalık yapan bakteri etkeni vardır. 

Diş eti hastalığında 3 ana faktör: 

  1. Ağzımızda yaşayan bakteriler
  2. Vücudumuzun bakterilere karşı gösterdiği savunma cevabı 
  3. Çevresel faktörler, temizleme alışkanlıkları, yemek yeme alışkanlıkları, sigara gibi vb.

Bazı insanların bünyeleri, diş temizleme alışkanlıkları, ağız sağlığına olan düşkünlükleri farklı.

Çene Kemiği Neden Erir?

Çene kemiği erimesi nedenlerinin başında diş taşları gelir. Başka bir etken de kötü yapılmış diş protezlerinin kullanılması nedeniyle görülen diş eti hastalığıdır. Sistemik faktörler, diabet, diş gıcırdatma ve sıkma da diş eti çekilmesi ve kemik erimesine neden olan faktörlerdendir. 

Başka ne tür etkenler vardır?

Tabii ki yaşla birlikte bir miktar erimeye uğrar. Bütün vücudumuzdaki kemikler gibi, bir miktar zayıflar çenemiz. Hep aktif durumda olduğu için yani aktivitesinde hiçbir şey kaybetmediği için yaşla bu erime çok azdır. Örneğin 20 yaşındaki bir kişinin çene kemiği 1 santimetre yüksekliğinde ise 40 yaşına geldiğinde 0.8 santimetre 60 yaşına geldiğinde 0.6 mi santimetre olabilir. Bu normal bir azalmadır. Çene içindeki dişleri desteklemeye devam eder. Ancak hastalıklarla ve yanlış bir protez ile bu süre kısalır. 

Diş çekiminden sonra eksilen diş alanına hiç müdahale edilmemiş ise bu alanda da kemik hızlı erir. 

Dişler arasında aralıklar var ise, buralara sürekli yiyecek kaçıyorsa sorun oluşur. Bu problem çok önemli bir problemdir.    Zaman içerisinde diş eti çekilir ve kemik erir.Dişler arasına bir daha birikintileri girdiğinde kürdanla çıkarmak bir çözüm olmaz. Her yemek girmesin ve o bölgede bir travma olur ve adım adım diş eti çekilerek kemik erimesi meydana gelir.

Bu ve benzeri problemler ile 3 ile 5 yıl içerisinde dişin sallanmasından neden olacak kadar kemik erimesi görülür. Diş eti sağlığını olumsuz etkileyen kusurlar dikkatlice takip edilip mümkün olan en kısa süre içerisinde ortadan kaldırılmalıdır. Dişsiz olan bölgelerde de mümkünse implant tedavisi ile kemik kaybı yaşanmadan kalıcı dişler uygulanmalıdır. 

Dişler çekildikten sonra, yer çekiminin etkisiyle aşağı doğru sarkmaya başlarlar. Bu da bizim o bölgeye implant uygulamak istersek implant yapabileceğimiz kemiğin miktarını azaltır Tabii bir tek yükseklik olarak azalmıyor Diş çekildikten sonra emin kalınlığı da azalıyor ki bu da yine çok üzücü bir durum. Çünkü kemik yüksekliğini arttırmak mümkün ama kemik genişliğini arttırmak biraz daha Komplike bir işlem bunu da yine arttırabiliriz bunda sağlayabiliyoruz Örneğin alt çenede Eğer dişler çekildi ve hiçbir şekilde oraya bir protez veya Bir implant yapılmamışsa hem genişliği hem yüksekliği azalmaya başlar ve bir süre sonra artık kendi kemiğin içine implant yapılamaz hale gelir ve bizim de bu noktada kemik arttırma yöntemleri kullanmamız gerekir ki hastamız yine tekrar sabit dişlerine kavuşsun Tabii en güzeli hiç geciktirmeden Eğer bir diş kaybımız varsa o kaybın telafisi yönüne gitmek

 

Genel içinde yayınlandı

Bir cevap yazın